Robert James Fischer

Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi oyunculardan ve en büyük dünya şampiyonlarından birisi olarak kabul edilen Robert James Fischer, 1943 yılında Chicago’da doğdu. Fischer iki yaşındayken babası evden ayrıldığı için çocukluğu annesi ve ablasıyla geçti. Beş yaşındayken New York’a taşındılar. Altı yaşındayken ablasının aldığı takımda yer alan rehberden satrancın nasıl oynanacağını öğrendi. 7 yaşındayken, Brooklyn Satranç Kulübü’ne gitmeye başladı. Robert Bryne’ın da hocası olan John W.Collins ile birlikte çalıştılar. Ünlü şarkıcı ve aktör Barbra Streisand ile aynı liseye gitmiştir.

1956’da Amerika Gençler Şampiyonası’nı kazanmıştır. Aynı yıl Donald Bryne’a karşı sonra “yüzyılın oyunu” olarak da adlandırılan partiyi oynamıştır. 1957’de yeniden ABD Gençler Şampiyonu olmuştur. Bisguer’in önünde Birleşik Devletler Açık Satranç Şampiyonu olmuştur. 1958’de bu şampiyonayı 14 yaşında kazanarak bu ünvana en genç ulaşan isim olmuştur. Aynı yıl, Portoroz Interzonal’ine katılmaya hak kazanmıştır. Turnuvada beşinciliği paylaşarak en genç Adaylar Maçı oynayan sporcu olmaya hak kazanmıştır. 2005 yılının sonunda Dünya Kupası’nda Magnus Carlsen Adaylar Maçları’nda oynamaya hak kazanarak onun rekorunu kırmıştır. Ayrıca Fischer bu başarısıyla büyükusta ünvanı aldı ve bu dönemde onu başaran en genç oyuncu oldu. Bu rekoru 1990’lara kadar kırılamadı. 1959 yılında Bled’deki Adaylar Turnuvası’nda beşinciliği paylaştı. 1960 yılında Spassky ile birlikte Mar der Plata’da birinciliği paylaştı. Spassky aralarındaki oyunu kazanmıştı. İki oyuncunun kaderleri daha sonra da kesişecekti. 16 yaşında, bir zamanların harika çocuğu ama dönemin en iyi oyuncularından birisi olan Reshevsky ile bir maç oynadı ve bu maç Fischer’in organizasyonla yaşadığı sorunlar yüzünden yarım kaldı.

1961’de Bled’de Fischer, Tal’in arkasından ikinci oldu. Tal’i ilk defa yenip turnuvayı yenilgisiz tamamladı.

Sonraki Dünya Şampiyonası döngüsünde 1962’de Stockholm Interzonal’ini 2.5 puan farkla kazandı ve Curaçao’daki Adaylar Turnuvası’nda oynamaya hak kazandı. Burada başarılı olamadı ve sekiz aday arasında dördüncü oldu. Bu dönemde Sovyet-olmayan en güçlü satranççı haline geldi. Bu dönemde hastalığı nükseden Tal turnuvadan çekilince onu hastanede ziyaret eden tek oyuncu Fischer oldu. Ayrıca sonradan Sovyet oyuncuları aralarındaki maçların sonuçlarını önceden ayarlamakla suçladı. Fischer’e göre Sovyet oyuncular bunu kendisine karşı daha baskılı oynayabilmek için yapıyorlardı. Ayrıca Viktor Korchnoi da oyunlarını Sovyet bir oyuncusunun turnuvayı kazanmasını sağlayacak şekilde kaybettiği iddia edildi. Sovyet oyuncuların beraberlik yapmasıyla ilgili iddialara Korchnoi sonradan destek verdi; ancak kendisiyle ilgili iddiayı kabul etmedi.

1963’ten itibaren turnuva satrancından biraz uzaklaşmaya başlayan Fischer, Amsterdam 1964’e katılmadı. Bu kararı, FIDE sekiz kişinin katıldığı Adaylar Turnuvası’nı eleme yöntemine dönüştürdüğü için almıştı. Bu da gerçek bir mücadeleyi engelliyordu genç büyükustaya göre.

1965’te Capablanca Anı Turnuvası’na katılmak isteyen Fischer, o dönemde Amerikalıların Küba’da oynamasına izin verilmediği için gitmedi. O da New York’taki Frank Marhsall Satranç Kulübü’nden turnuvaya telgrafla katıldı. Oyunları da bu nedenle daha uzun sürdü. Turnuvayı Vasily Smyslov’un arkasından ikinci olarak tamamladı. Bu haber de medyada büyük yankı yarattı.

Fischer, Santa Monica’da Boris Spassky’nin arkasından ikinci olarak turnuvayı tamamladı. Sonraki yıl, güçlü Monte Carlo 1967 ve Üsküp 1967 turnuvalarını kazandı. Sonraki Dünya Şampiyonluğu Döngüsü’nde 1967’de Sousse’deki Interzonal’de oynadı ve turnuvayı 8.5/10 gibi bir skorla başladı. Bununla birlikte Fischer’in inanışından dolayı dinlenme günlerinde maçlarını başka günlerde oynamasına izin verilmemesi yeni bir krize neden oldu ve Fischer iki tura çıkmadı. Sonrasında da, turnuvadan çekildi.

1968’de birkaç turnuva kazandıktan sonra satranca yeniden ara verdi. 1969’da Birleşik Devletler Şampiyonası’nı organizatörlerin yeterince ödül koymaması nedeniyle protesto ederek katılmadı. Turnuva tamamlandıktan sonra aslında interzonal turnuvaya katılma hakkı olmamasına rağmen, Büyükusta Pal Benko, Fischer’e yerine vermeyi kabul etti. Interzonal’den önce 1970’teki tarihi SSCB-Dünya maçı Belgrad’da oynanacaktı. Fischer, ratingi daha fazla olmasına rağmen önceden planlanan masa dizilişine itiraz eden Bent Larsen’in birinci masada oturmasına itiraz etmedi. Ayrıca Larsen, o dönemde çok iyi sonuçlar alıyordu ve çok formdaydı. SSCB, maçı 20.5-19.5 kazanırken, Fischer, Petrosian’ı ikinci masada 3-1 yeniyordu.

Fischer, Palma de Mallorca’daki Interzonal’de 18.5/23 ile sansasyonel bir zafer kazandı. Larsen, Geller ve Hübner’in ikinciliği 15 puanla paylaşmışlardı. Fischer, yedi tur üst üste kazanmıştı. 1971’deki Adaylar Maçları’nda önce Mark Taimanov’u sonra Bent Larsen’i 6-0’la geçiyordu. Taimanov, bu maçtan sonra Sovyet büyükustaların sahip olduğu ayrıcalıkların birçoğundan mahrum bırakılmıştı. Fischer, Larsen’i 6-0 yenerek bir anlamda Larsen’e masada cevap vermiş oluyordu. Bu tarihi sonuçların ardından Adaylar Finali’nde rakibi eski Dünya Şampiyonu Petrosian’dı. Petrosian iyi bir hazırlık yapmasına karşın, Fischer ilk partiyi kazanmayı başardı. Petrosian daha sonra ikinci oyunu kazandıysa da Buenos Aires’te işler onun istediği gibi gitmedi ve Fischer maçı 6.5-2.5 kazandı. Böylece Dünya Şampiyonu Boris Spassky’nin rakibi oldu.

Daha önce hiç yenemediği Spassky ile maçında Fischer’in yine turnuva koşulları ile ilgili talepleri vardı. Fischer, Yugoslavya’yı istese de, Spassky İzlanda’yı tercih ediyordu. Para ödülüyle ilgili sorunlar yaşandı ve maç o dönemde rekor sayılabilecek bir para ödülü olan 250,000 $ ile oynandı. Maç İzlanda’nın başkent Reykjavik’te oynandı. Fischer ilk oyunda inanılmaz bir hata yaparak, tamamen eşit bir oyunsonunu kaybetti. İkinci oyunda ise istediği koşullar oluşmadığından maça çıkmadı ve hükmen yenik sayıldı. Spassky, maçı hükmen kazanmak istemiyordu ve Fischer’in taleplerini kabul etti. Ayrıca maçın hakemi olan büyükusta Lothar Schmid'in çabaları ve o dönem ABD Dışişleri Bakanı olan Henry Kissinger’ın da yaptığı telefon görüşmeleri de maçın devam etmesinde rol oynayan diğer etmenlerdi. Sonra Fischer, rakibine büyük bir üstünlük kurdu ve kazandığı başarı, ABD tarafından, Batı dünyasının yaratıcılığının, Demir Perde’nin monotonluğu ve baskıcılığına karşı kazanılmış bir zafer olarak gösterildi. O dönemde dünyayı yönlendiren Sovyet satrancının alaşağı edilmesi olarak yorumlandı. Maç, medya organları tarafından “Asrın Maçı” olarak adlandırıldı. Fischer, Dünya Şampiyonu olduktan sonra birçok dergide kapak oldu, televizyon programlarına katıldı. Ayrıca, ABD’de satranç bir patlama yaşadı. Bununla birlikte Fischer, dünya şampiyonu olduktan sonra hiç satranç oynamadı. Kasparov'a göre, medya tarafından kullanıldığına karar verdi ve inzivaya çekildi.

Karpov, 1972’de başlayan yeni döngüde Adaylar Finali’nde Viktor Korchnoi’u yenerek Fischer’in rakibi olduğunda Fischer maçı oynamak için bir dizi yeni koşul sıraladı. Yorumcular, Fischer’in maçın oynanaması istediğini söylerken Türkiye'de de “Benim Ustalarım” adıyla birinci cildi çıkan My Great Predecessors adlı kitabın tamamı Fischer’e ayrılan üçüncü bölümünde Kasparov ise, Fischer’in o dönem büyük çıkış yakalayan Karpov ile oynamak istemediğini, dünya şampiyonu olduktan sonra bir amacının kalmadığını yazıyor. Karpov-Fischer mücadelesinin hiç olmamasını kaçan bir fırsat olarak yorumluyor. Ayrıca Kasparov, Karpov’un 1975’te Fischer’e iyi kazanma şanslarının olduğunu yazıyor. FIDE, Fischer’in özellikle maçın kazanma koşullarına ilişkin taleplerini karşıladıysa da Fischer yine de maça çıkmadı ve sonunda hükmen yenik sayıldı ve Karpov on ikinci dünya şampiyonu oldu. Karpov, Fischer’le birkaç kez bir araya gelip onu ikna etmeye çalıştıysa da Fischer’i satranca döndürmeyi başaramadı. Hiç şüphesiz, bu iki büyük şampiyonun karşılamaması satranç adına bir kayıptı.

Fischer maçtan sonra 1992’ye kadar turnuva satrancına dönmedi. Sonraki yıllarda siyasi demeçleri, Yahudi karşıtı söylemleriyle zaman zaman gündeme gelen Fischer 1992’de satranca geri döndü ve iki oyuncu o dönemde Birleşmiş Milletler’in Yugoslavya’ya uyguladığı ambargolara rağmen Belgrad’da “Asrın Rövanş Maçı” için yeniden karşı karşıya geldiler. ABD Hükümeti, kendisine gelen resmi uyarılara kulak asmayan Fischer hakkında tutuklama kararı çıkarttı. Maçın seviyesi hakkında fikir vermek amacıyla Kasparov, Fischer’in 2600-2650 civarında oynadığını ancak eğer Fischer kendisiyle oynasaydı aralarında gerçek bir mücadele yaşanmayacağını yazıyor. Spassky, maç oynandığı sırada Elo sıralamasında ilk 100 civarındaydı. Bu maçtan sonra Fischer, bir daha turnuva satrancına geri dönmedi. Önceki yıllardaki gibi siyasi demeçler vermeye devam etti ve 11 Eylül saldırılarından sonra veridği demeçlerden dolayı ABD Hükümeti hakkındaki tutuklama kararını uygulamaya koyuldu. 2004’te Japonya’da tutuklandı. Diplomatik krizin ardından, Fischer ABD vatandaşlığından çıktı ve dünya şampiyonu olduğu İzlanda onu siyasi mülteci olarak kabul etti. Fischer şu anda İzlanda’da yaşamaktadır.

Oyunun bütün bölümlerine çok önemli katkılarda bulunmuştur. Agresif oyunu, kusursuz bir teknik ve sürekli kazanma isteğiyle birlikte müthiş bir analiz yeteneği Fischer’in ayırt edici özellikleridir.

Ayrıca satranççıların toplumda tanınmasında, statülerinin yükselmesinde büyük katkıları olmuştur. Masa dışındaki tavırları eleştiri alsa da, satrancın yaygınlaşmasında bu şekilde de katkısı olmuştur. Bunun yanı sıra Fischer Random Chess adıyla bir satranç türünün yaygınlaşması için uğraşmıştır. Piyonlar haricindeki taşların birinci yatayda rasgele yerleştirilmesine dayanan bu satranç türü, Fischer’e göre oyuncuların açılış ezberlemek yerine yaratıcılıklarını zorlayacaktı. Bunun yanı sıra Fischer saati adında iki tarafa hamle ekleyin bugün turnuvalarda kullanılan dijital saatlerin ilki olarak adlandırılabilecek patentinin ilk sahibidir; ancak bu patenti 2001’de zaman aşımından dolayıkaybetti.